Polis terfi sınavları mahkemeye taşındı

banner42

Emekli Yargıç Hasan Sözmener, polis terfi sınavlarındaki uygulamayı Yüksek İdare Mahkemesi’ne (YİM) taşıdığını açıkladı.

Polis terfi sınavları mahkemeye taşındı

Emekli Yargıç Hasan Sözmener, Polis Genel Müdürüne ve Polis Hizmetleri Komisyonu’na açık mektup yazdı.  Sözmener mektubunda, geçmiş yıllarda yapılan terfi sınavlarının daha şeffaf olduğunu belirterek, son yapılan sınavda adaylara tek bir soru yöneltildiğine dikkat çekti.

Sözmener, polis terfi sınavlarındaki uygulamayı Yüksek İdare Mahkemesi’ne (YİM) taşıdığını ifade etti.

Sözmener’in mektubu şu şekilde:

“POLİS GENEL MÜDÜRÜNE VE POLİS HİZMETLERİ KOMİSYONUNA AÇIK MEKTUP

Ben emekli bir yargıcım. Avukatlık, yargıçlık, Barolar Birliği Başkanlığı ve emeklilik yıllarımda, zaman zaman polis teşkilatını eleştirdim. Eleştirilerimde de, hiç bir polis mensubunu hedef almadım. Eleştirilerimin maksadı, suçların önlenmesinde ve işlenen suçların soruşturmalarında gördüğüm eksiklikleri ortaya koymak ve alınması gereken tedbirler hakkında görüşlerimi ortaya koymaktı.

banner44

 Yargıçlık yıllarımda, nöbetçi olup olmadığıma ve vaktin ne olduğuna bakmaksızın,  kapıma gelen hiç bir polis mensubunu geri çevirmedim. Kapıma gelen her polis mensubu ile ailece ilgilendik ve onlara yasaların elverdiği ölçülerde elimden gelen tüm yardımı yaptım. Hiç bir zaman telefonumu kapatmadım ve mazeret uydurmadım.

 Halen Polis Müfettişi olan oğlum Mehmet Sözmener, ben yargıçlık yaparken çocuktu. Birçok polis mensubunu oğlum, benim yargıçlığım sırasında tanıdı.

 Polis Akademisi mezunu olan oğlum ilk önce Polis Müfettiş Muavini olarak göreve atandı ve 2013 yılında yapılan terfi sınavlarının sözlü bölümünde kendisine sorulan soruyu tam olarak bildiği halde kendisini terfi ettirmemek için

komisyonunuz ona kırk üzerinden 11 puan verdi.

 Haksızlığa gelemeyen ben onu ikna ettim ve bu konuda Yüksek İdare Mahkemesinde bir dava açtık. Açtığımız dava neticesinde oğluma hakkı olan terfiyi vermek durumunda kaldınız.

 2018 yılında, Lefkoşa Polis Müdürlüğüne bağlı olarak "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Birimi"  kuruldu ve Mehmet Sözmener bu birimin başına getirildi. Mehmet Sözmener ve ekibi, çok kısa bir süre içerisinde bu konuda çok büyük başarılara imza attı. Toplumun her kesimi, bu birimin çalışmalarını ve başarılarını takdirle karşıladı. Toplumla barışık olarak yaşamayı seven ben, bu güne kadar, bu ekiple ilgili olarak hiç bir olumsuzluk duymadım. Tek duyduğum takdirdi ve oğlumun başarılarından dolayı, böyle bir evlat yetiştirdiğim için ben de takdir ediliyordum.

 Şunu da ifade edeyim ki, emeklilik yıllarımda ve halen yasal konularda görüşüme başvuran hiç bir polis mensubunu da geri çevirmedim.

 Poliste en son açılmış olan terfilere oğlum yine müracaat etti ve dünyada görülmemiş bir imtihan usulü ile karşılaştı.  Adaylar tek tek komisyon huzuruna alındı ve her bir adaya tek bir soru soruldu ve verilen cevaba göre, oğlum ve birçok aday yazılı sınava alınmaksızın elendi. 2013 yılında adaylar, önce yazılı sınava tabi tutulmuşlar ve bilahare mülakata tabi tutulmuşlardı. 2013 yılındaki mülakatta, komisyon huzuruna gelen her bir adaya,  içerisinde soru kağıtları bulunan bir kavanozdan bir soru kağıdı çektirildi ve kağıtta bulunan iki sorudan birisini cevaplandırması istendi. Halbuki en son yapılan mülakatta adaylara soru çektirilmedi ve her bir adaya bir sözlü soru soruldu. Diyeceğim o ki, 2013 yılındaki imtihanlar şimdikinden daha çok şeffaftı.

 Ben bu sonucu da haksız buldum ve bu sonuca karşı yine Yüksek İdare Mahkemesinde dava açtık.

 Evet Sayın Polis Genel Müdürü ve Sayın komisyon üyeleri, davanın sonucunu dahi beklemeden, oğlumun başında bulunan birimi dağıtmak pahasına oğlumu Mağusa'ya sürdünüz. "Sürme" kavramını ben kullanmadım. Oğlumun Mağusa'ya naklini duyan hemen hemen herkesin kullandığı bir kavram olduğu için, ben de bu kavramı kullandım.

 Oğlum değilse bile ben, teşkilatınıza karşı olan suçumuzu ve kabahatimizi öğrenmek istiyorum. Buna hakkımın olduğuna inanıyorum. Üzerinde, KKTC ve Türk Bayrağının dalgalandığı her bir karış toprak parçası vatanımızdır ve oğlum bu vatanın her yerinde görev yapmaya hazırdır. Ancak bu kadar başarılı bir birimin başındaki oğlumu, sırf dava açtı diye cezalandırmanıza ben razı değilim. Ama sizlere kızıp da, benden yardım isteyecek olan polis mensuplarına, yardım etmekten de vazgeçmek niyetinde değilim.

 Yüksek İdare Mahkemesinden ricam ise, son polis terfileri konusundaki davaları, mümkün olan en kısa bir zamanda bitirmesidir.

Sevgili oğlum, örnek bir polis mensubu olduğun için seninle gurur duyuyorum ve senden, sizlere sadece ve sadece hukukun ve adaletin geçerli olduğu bir idare yaratamadığımız için kendim ve jenerasyonum adına özür diliyorum.

HASAN SÖZMENER

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER