Kadın örgütlerinden kınama: Şiddet gerçeği göz ardı edilemez

Polisin kadına yönelik şiddeti önleme birimlerinin her bölgede yaygınlaşmasını talep eden Örgütler, önemli bir halk sağlığı ve hak ihlali olan şiddet gerçeğinin göz ardı edilemez, gizlenemez olduğunu kaydetti.

Kadın örgütlerinden kınama: Şiddet gerçeği göz ardı edilemez

Mağusa Bölgesi Kadın Örgütleri, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlemesi ile mücadelesinde taraf olan birçok devlet kurumu ve sivil toplum örgütünün koordineli çalışmasını sağlayan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin (TOCED) Mağusa bölgesinde işlevsiz durumda bırakılmasını kınadı.

Polisin kadına yönelik şiddeti önleme birimlerinin her bölgede yaygınlaşmasını talep eden Örgütler, önemli bir halk sağlığı ve hak ihlali olan şiddet gerçeğinin göz ardı edilemez, gizlenemez olduğunu kaydetti.

Açıklamada, “Profesyonelleşmiş deneyimli bir ekibi neden etkisiz hale getirmek istediniz? 19 Mart 2021 Türkiye Cumhuriyeti’nde, İstanbul Sözleşmesinin feshinin bu kararı almanızda etkisi var mıdır?” sorularına yanıt aranırken, yıllardır verilen mücadelenin geriletilmesine asla izin verilmeyeceğinin altı çizildi.

Birimin bulunmadığı bölgelerde kadına yönelik şiddet suçlarına ilişkin yapılan ihbarların yeterince dikkate alınmadığı kaydedildi.

Açıklama şöyle:

“Kısa adıyla “İstanbul Sözleşmesi”, açık adıyla ise “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev içi Şiddetin Önlemesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olarak anılan sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti ile eş zamanlı olarak, AB ve  bölge devletleri tarafından İstanbul’da imzaya açıldığı 2011 yılında, Kuzey  Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de  kadın örgütlerinin girişimiyle toplanan 4500 imza ile birlikte,  meclise sunulmuş ve onaylanarak  Kuzey Kıbrıs’ta  iç tüzüğün parçası haline gelmiştir.

Üç yıl sonra, ise  61/2014 sayılı yasa ile bu sözleşmenin devlete dayattığı yükümlülükler çerçevesinde TOCED (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi) kurulmuştur. Dairenin görevi, toplumsal, kültürel bir sorun olan kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlemesi ve mücadelesinde taraf olan birçok devlet kurumu ve sivil toplum örgütünün koordineli çalışmasını sağlamaktı. Fakat ne yazık ki 2022’ye adım atmaya hazırlandığımız şu günlerde,  toplumda Covid-19 sürecinin yıkımıyla fiziksel, cinsel, duygusal, ekonomik her türlü şiddet artarken, TOCED yasasının birçok gereği yerine getirilmemiş ve daire halen ısrarlı bir şekilde işlevsiz bir durumda bırakılmıştır.

Yalnızca Lefkoşa’da bulunan polisin Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Birimlerinin  tüm bölgelerde açılmasını ve köy karakollarına uzanacak şekilde bir teşkilatlanma yapılanmasını talep ediyoruz.

Birimin bulunmadığı  bölgelerde kadına yönelik şiddet suçlarına ilişkin yapılan ihbarların yeterince dikkate alınmadığı gibi, köy yerlerinde feodal ilişkiler nedeni ile bu şikayetlerin gerçekleşmesi çok daha zor olmakta,  aleyhinde şikayet edilen kimsenin  tanıdık ya da akraba olması durumunda ise kadınların şikayeti alınmaktan imtina etmektedir.

Daha geçtiğimiz haftalarda mahkeme soruşturma ve kovuşturmanın eksikliğinden sanığa beraat kararı vermiş ve Hacer Ulaş cinayeti ağır ceza yargılaması, faili meçhul kalacak şekilde  sonlanmıştır. Polis ve savcılığın kadın cinayetlerini ciddiye almayan ihmalkar tutumunu kabul etmiyor, kınıyoruz.

Soruşturmada ihmali bulunan polisler aleyhinde soruşturma başlatılmasını ve bu dosyanın kapatılmaması ve kız kardeşimizi elimizden alanın cezalandırılması için Polis Genel Müdürlüğü’nü göreve davet ediyoruz.

Soruyoruz, 7/24 hizmet veren profesyonelleşmiş deneyimli bir ekibi neden etkisiz hale getirmek istediniz? Suçun işlendiği aşamadan, soruşturma aşamasına kadar tüm süreçlerde gerek şiddete maruz kalan kişiye ve faile yaklaşım açısından, gerekse suçun raporlanması gibi uzmanlık gerektiren konularda, ehli duruma gelmiş bir yapıyı neden bozma girişiminde bulundunuz? 

19 Mart 2021 Türkiye Cumhuriyeti’nde, İstanbul Sözleşmesinin feshinin bu kararı almanızda etkisi var mıdır?

Şiddeti önleme, etkin koruma sağlama ve caydırıcılık yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir yapı içinde,  etkin soruşturma, yaparak mücadele yürüten uzmanlaşmış bu birimi zayıflatmak, kadına yönelik şiddetle mücadeleye vurulmuş önemli bir darbedir.  Bu durum, kadına yönelik şiddet sorunuyla mücadele etmeyi asli görevleri arasında sayan kadın örgütleri olarak bizler her bölgede  şiddet önleme merkezlerinin ve sığınma evlerinin açılmasını, Alo 183 ihbar hattına alt yapı kazandırılarak vardiyalı sisteme geçilmesi, sosyal hizmetlere daha fazla bütçe ve personel tahsis edilmesinin, polisin kadına yönelik şiddeti önleme birimlerinin her bölgede yaygınlaşmasını talep ediyoruz.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından, yayınlanan raporları dünyada 3 kadından 1’nin  (%30)  yaşamları boyunca bir şekilde şiddete maruz kaldığını belirtmektedir. Köklerini çok derin tarihsel, kültürel bir mirastan alan şiddet ve özellikle kadına şiddet olgusu bilinçli, bilimsel, uzmanlaşmış, kolektif bir çaba ve organizasyon gerektirir. Gerek dünyada gerekse ülkemizde önemli bir halk sağlığı ve hak ihlali olan şiddet gerçeği göz ardı edilemez, gizlenemez.

Ataerkil düzenden güç alan erkek egemen yönetimler bilmenizi isteriz ki biz kadınlar yıllardır verdiğimiz mücadelenin geriletilmesine asla izin vermeyeceğiz.

MAĞUSA BÖLGESİ KADIN ÖRGÜTLERİ

  • MAKAMER (Mağusa Kadın Merkezi Derneği)
  • Yeniboğaziçı Kadınlar Derneği
  • Akova  Kadınlar Derneği
  • Serdarlı Sağlık ve Kültür Derneği
  • Mağusa Kültür Derneği
  • Mesarya Kadınları İnsiyatifi
  • Kadın Eğitimi kollektifi
  • Bağımsızlık  yolu Mağusa  Örgütü
  • CTP  Mağusa İlçesi Kadın Örgütü

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER